...

Varis, toplardamarların genişlemesi, kıvrımlı hale gelmesi ve cilt altında belirginleşmesiyle oluşan damar hastalığıdır. Varis, çoğu zaman estetik bir sorun gibi düşünülse de temelinde toplardamar kapakçıklarının yeterince çalışmaması ve kanın bacaklarda göllenmesi yer alır. Bu nedenle doğru tedavi için yalnızca dışarıdan görünen damara bakmak yeterli değildir; damar kaçağının nereden başladığını anlamak gerekir. Doç. Dr. Deniz Şerefli’nin kalp ve damar cerrahisi yaklaşımında amaç, İzmir’de varis şikâyeti yaşayan hastalara Doppler ultrason eşliğinde doğru tanı, kişiye özel yöntem seçimi ve güvenli tedavi planı sunmaktır.

Varis Nedir?

Varis, toplardamarların genişlemesi, kıvrımlı hale gelmesi ve cilt altında belirginleşmesiyle oluşan damar hastalığıdır. En sık bacaklarda görülür. Sağlıklı toplardamarlarda kanın yukarı doğru ilerlemesini sağlayan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar zayıfladığında kan geriye kaçar ve damar içinde basınç artar.

Zamanla bacaklarda mor, mavi veya yeşil renkte damarlar, şişlik, ağrı ve ağırlık hissi oluşabilir. Varis ilerlediğinde ciltte renk değişikliği, egzama benzeri kaşıntı, yara ve toplardamar pıhtısı gibi daha ciddi problemler de görülebilir.

Varis Belirtileri Nelerdir?

Varis belirtileri her hastada aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bazı kişilerde yalnızca kılcal damar görünümü varken, bazı hastalarda günlük yaşamı zorlaştıran ağrı ve ödem ön planda olabilir. Şikâyetler genellikle uzun süre ayakta kalınca artar, bacakları yukarı kaldırınca hafifleyebilir.

Variste sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Bacaklarda belirginleşen mor, mavi veya yeşil damarlar
  • Gün sonunda artan ağırlık ve dolgunluk hissi
  • Ayak bileği çevresinde şişlik
  • Bacaklarda yanma, kaşıntı ve huzursuzluk
  • Gece krampları
  • Uzun süre ayakta kalınca artan ağrı
  • İleri dönemde ciltte koyulaşma veya yara oluşumu

varis-tedavisi

İzmir’de Varis Tedavisi

İzmir’de varis tedavisi için ilk adım, kalp ve damar cerrahisi muayenesi ve renkli Doppler ultrason değerlendirmesidir. Doppler ultrason, toplardamarlarda kaçak olup olmadığını, kaçağın hangi seviyeden başladığını, damar çapını ve derin damar sisteminin durumunu gösterir.

Bu değerlendirme yapılmadan yalnızca görünen damarlara işlem uygulamak kalıcı sonuç sağlamayabilir. Çünkü bazı hastalarda yüzeyde görünen varislerin nedeni daha yukarıdaki ana toplardamar kaçağıdır. Doğru tedavi, doğru damar haritasıyla başlar.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Varis tedavisi, varisin tipine, damar kaçağının yerine, damar çapına, hastanın şikâyetlerine ve cilt bulgularına göre planlanır. Her hastaya aynı yöntem uygulanmaz. Kılcal varis, yan dal varisi ve ana toplardamar kaçağı farklı yaklaşımlar gerektirir.

Başlıca varis tedavi yöntemleri şunlardır:

  • Yaşam tarzı düzenlemeleri ve yürüyüş
  • Kompresyon çorabı kullanımı
  • Köpük skleroterapi
  • Lazerle varis tedavisi
  • Radyofrekans ablasyon
  • Miniflebektomi
  • Gerekli hastalarda cerrahi varis tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi İzmir

Ameliyatsız varis tedavileri, uygun hastalarda büyük cerrahi kesiler olmadan sorunlu damarın kapatılmasını veya küçültülmesini hedefler. Endovenöz lazer ve radyofrekans ablasyon, ana yüzeyel toplardamar kaçağı olan hastalarda damar içinden uygulanan modern yöntemlerdir.

Köpük skleroterapi ise özellikle yan dal varisleri, orta çaplı yüzeyel damarlar ve bazı kılcal damar problemlerinde tercih edilebilir. Uygun hastalarda bu yöntemler tek başına veya kombine şekilde planlanabilir.

Lazerle Varis Tedavisi İzmir

Lazerle varis tedavisi, ana yüzeyel toplardamarda kaçak saptanan uygun hastalarda uygulanabilir. İşlemde damar içine ince bir kateter yerleştirilir ve lazer enerjisiyle sorunlu damar kapatılır. Kan akımı sağlıklı damarlara yönlendirilir.

Bu yöntem genellikle küçük kesiyle, ultrason eşliğinde ve kontrollü şekilde yapılır. Ancak damar çapı, damar yolu, cilt-damar mesafesi ve hastanın genel sağlık durumu uygunluk açısından değerlendirilmelidir.

Radyofrekans Ablasyon İle Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Radyofrekans ablasyon, sorunlu toplardamarın içine kateterle girilerek kontrollü ısı enerjisiyle damarın kapatılması işlemidir. Lazer tedavisine benzer şekilde damar içeriden kapatılır ve vücut zamanla bu damarı devre dışı bırakır.

Uygun hastalarda işlem sonrası yürüyüş kısa sürede başlatılabilir. Günlük yaşama dönüş genellikle klasik cerrahiye göre daha konforlu olabilir. Ancak yöntem seçimi mutlaka Doppler ultrason bulgularına göre yapılmalıdır.

Köpük Tedavisi Hangi Varislerde Tercih Edilir?

Köpük tedavisi, özel bir ilacın köpük formunda varisli damarın içine verilmesiyle uygulanır. Bu köpük damar iç yüzeyinde etki oluşturarak damarın kapanmasına yardımcı olur. Özellikle yan dal varisleri, orta çaplı yüzeyel damarlar ve bazı kılcal damar tiplerinde kullanılabilir.

Köpük tedavisi tek seansla tamamlanmayabilir. Damarların yaygınlığına ve hastanın yanıtına göre birden fazla seans gerekebilir. İşlem sonrası kompresyon çorabı ve yürüyüş önerileri tedavinin önemli parçasıdır.

Varis Tedavisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Varis tedavisi sonrası süreç, uygulanan yönteme göre değişir. Genel olarak hastaların uzun süre hareketsiz kalmaması, doktorun önerdiği şekilde yürüyüş yapması ve kompresyon çorabı kullanımına dikkat etmesi önemlidir.

İlk günlerde hafif morluk, hassasiyet, çekilme hissi veya damar hattında sertlik görülebilir. Ancak şiddetli ağrı, ani şişlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya belirgin kızarıklık gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Varis Tedavisi Kalıcı Mıdır?

Varis tedavisi doğru planlandığında tedavi edilen damar kapatılabilir veya dolaşım dışı bırakılabilir. Ancak varis hastalığı kronik yatkınlık taşıyan bir toplardamar problemidir. Bu nedenle ilerleyen yıllarda farklı damarlarda yeni varisler gelişebilir.

Kalıcıya yakın sonuç için düzenli takip, kilo kontrolü, yürüyüş, uzun süre ayakta veya oturarak sabit kalmaktan kaçınma ve uygun hastalarda kompresyon çorabı kullanımı önemlidir.

İzmir’de Varis Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Varis tedavisi için kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır. Doppler ultrason çekilerek ve klinik muayene yapılarak tedavi yöntemi belirlenir.

Sonuç

Varis tedavisinde başarılı sonuç, görünen damarı yok etmekten çok daha fazlasını gerektirir. Doç. Dr. Deniz Şerefli, kalp ve damar cerrahisi uzmanlığıyla hastanın damar haritasını, toplardamar kaçağını, varis yaygınlığını, cilt bulgularını ve günlük yaşam şikâyetlerini birlikte değerlendirerek kişiye özel tedavi planı oluşturur.

Amaç; İzmir’de varis şikâyeti yaşayan hastalarda ağrı, şişlik, ağırlık hissi ve estetik damar görünümünü güvenli şekilde azaltmak, bacak sağlığını uzun vadede korumak ve yaşam konforunu artırmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

İzmir’de Varis Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Varis tedavisi için kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır. Doppler ultrason değerlendirmesiyle tedavi yöntemi belirlenir.

Varis Tedavisi Ameliyatsız Yapılır Mı?

Evet. Uygun hastalarda lazer, radyofrekans ablasyon ve köpük skleroterapi gibi ameliyatsız veya minimal invaziv yöntemler uygulanabilir.

Varis Tedavisi Ağrılı Mıdır?

Modern varis tedavileri genellikle iyi tolere edilir. İşlem sonrası hafif hassasiyet, morluk veya çekilme hissi olabilir.

Varis Tedavisinden Sonra Ne Zaman Yürünür?

Birçok yöntemde işlem sonrası kısa yürüyüş önerilir. Yürüyüş dolaşımı destekler; ancak yoğun spor için doktorun belirlediği süre beklenmelidir.

Varis Çorabı Tedaviden Sonra Gerekir Mi?

Çoğu hastada belirli süre kompresyon çorabı önerilebilir. Kullanım süresi uygulanan yönteme ve damar yapısına göre değişir.

Köpük Tedavisi Varisleri Tamamen Geçirir Mi?

Köpük tedavisi uygulanan damarın kapanmasına yardımcı olabilir. Ancak yaygın varislerde birden fazla seans veya kombine tedavi gerekebilir.

Varis Tedavisi Sonrası Varis Tekrarlar Mı?

Tedavi edilen damar kapanabilir; ancak varis yatkınlığı devam edebilir. Yeni damarlarda varis gelişmemesi için takip ve yaşam tarzı önerileri önemlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Instagram